MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısı ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu gözetilerek ve eylem tarihleri de dikkate alınarak, sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup Türk Ticaret Kanununun 688. maddesi uyarınca çekte bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan “keşide yerinin” bulunmaması halinde çekin özel belge niteliğinde olacağı, dosyada bulunan 17.10.2009 tarihli ve 5000 TL değerindeki suça konu çekte keşide yeri belirtilmemiş olmasına göre, suça konu bu belgenin çek vasfını haiz olmaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
3- Şikayetçi bankanın davaya katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyip, karar başlığına katılan olarak yazılması ve suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi ...AŞ.'nin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı halde kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle vekalet ücretine hükmedilmesi,
4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Adli emanetin 2011/333 sırasına kayıtlı 17.10.2009 ve 5000 TL değerinde olan çek ile ilgili bir karar verilmemiş olması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy