MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih, 2009/11-89 Esas ve 2009/243 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının, “sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlığını taşıyan 193. maddesine, 01.06.2005 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5353 sayılı Yasa ile eklenen 2. fıkrası gerekçesinde, “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir. Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir" şeklinde açıklanmış olup, maddenin değişiklik gerekçesinde de belirtildiği üzere, sanık hakkında, mahkumiyet dışında bir karar verileceği hallerde, davanın gereksiz yere uzamaması için soncusu yapılmadan da davanın bitirilmesi olanaklı hale gelmiştir.
Somut olayda sanıkların, kendi adına düzenlenmiş sahte ... kimlik kartlarını kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; dosya içinde aslı bulunan suça konu belgeler üzerinde yapılan gözlem neticesinde; belgelerdeki sanığa ait fotoğrafın net olmadığı, belgenin renk, yazı karakteri, basım özellikleri,güvenlik unsurları yönünden orjinallerinden farklılık gösterdiği anlaşılmakla, suça konu belgelerin aldatıcı niteliği bulunmadığı ve hukuki sonuç doğurmayacağı, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemişir.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 30.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy