MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Suça konu bonoların akıbeti hakkında mahallinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Belgede sahtecilik suçlarında suçun konusu belge olup korunan hukuki yarar kamu güvenidir ve suçun geniş anlamda mağduru toplumu oluşturan bireylerdir. Nitekim belgede sahtecilik suçlarına ilişkin TCK'nun 204-212. maddeleri Kanunun Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkündür. Belgede sahtecilik suçunun işlenmesi nedeniyle farklı kişilerin çıkarlarının zedelenmiş olması suçun bu öncelikli niteliğini değiştirmeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına da engel değildir.
Sanığın, bankadan aldığı teminat sonrası herhangi bir kredi kullanmadan, önceden doğan borçlarını temin amacıyla ... adına tanzim edilen 1 adet bonoyu 10.03.2009, ... adına tanzim edilen 2 adet bonoyu ise 18.03.2009 tarihlerinde bankaya vermesi nedeniyle hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasının açıldığı somut olay dışında, UYAP sorgusu ve dosya kapsamından ... Başsavcılığınca hazırlanan 15/09/2011 tarih 2011/7767 esas numaralı iddianame ile sanığın aynı kredi nedeniyle ...'nin borçlu gösterilmek suretiyle tanzim edilen sahte bonoyu banka tarafından kullandırılan kredinin teminatı olarak bankaya teslim edildiği gerekçesi ile sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açıldığı ve davanın yapılan yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan 2011/233 esas, 2012/376 karar sayılı ilamı ile her iki suçtan mahkumiyetine karar verildiği ve temyizinden incelenmek üzer 15. Ceza Dairesi arşivinde bulunduğu,bu şekilde sanık hakkında kamu davalarının ayrı ayrı görülerek sanık hakkında sahtecilik suçlarından iki kez mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, farklı gerçek kişilere ait olan senetlerin aynı anda bankaya verilmesi halinde eylemin 5237 sayılı Yasanın 43/2. maddesi kapsamında; farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde ise TCK'nun 43/1. maddesindeki zincirleme suçun oluşacağı cihetle; ... Bankasının 17.12.202 tarihli yazı içeriği ve dosyadaki diğer belgelerden bonoların aynı kredi sözleşmesi kapsamında verildiğinin anlaşılması nedeniyle eylemin kül halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında açılan ilgili dava dosyasının celbi sağlanarak davaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy