MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Cumhuriyet savcısının, 08.10.2013 günü verilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık yasal sürenin son günü olan 08.11.2013 tarihinde temyiz ettiği, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz isteğinin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Muhtar İletişim isimli işyeri yetkilisi olan sanığın müşteki adına sahte GSM abonelik sözleşmeleri düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında, sanığın suça konu 0 ... hatta ilişkin sözleşmenin... isimli alt bayii, ... numaralı hatta ilişkin sözleşmenin ise ... isimli alt bayii tarafından düzenlendiğini, kendisinin sadece aktivasyon işlemini yaptığını, müşteriyi görmediğini savunması, suça konu sözleşmelerde isimleri ve kodları yeralan alt bayiilerin kaşe ve paraflarının bulunmamasına karşın ... Hizmetleri A.Ş.'nin cevabi yazısında da sözkonusu alt bayiilerden sözedilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, ... Hizmetleri A.Ş.'den suça konu sözleşmelerin hangi işyerinde düzenlendiğinin kesin olarak tespitinin mümkün bulunup bulunmadığı hususu sorularak gerektiğinde... ve ...'in suç tarihinde yetkililerinin kim olduğu tespit edilip, sanığın savunması doğrultusunda ifadelerine başvurulması ve ... ve ...'in yetkilileri ile ilgili personelin suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek imza ve yazı örnekleri getirtilip, huzurda alınan yazı ve imza örnekleri ile birlikte GSM abonelik sözleşmeleri üzerindeki yazı ve imzaların yetkililer ile personelin eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu sözleşmenin hangi işyerinde düzenlendiği belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile suçun sübuta ermesi halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ve TCK'nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
ÖK.
Full & Egal Universal Law Academy