MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bir suç soruşturmasının bulunmadığı veya beyanın resmi bir belgeye dayanak teşkil etmediği hallerde, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde eylemin Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesindeki kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak idari yaptırımını gerektireceği cihetle, durumundan şüphelenilen sanığın durdurulup görevlilerce kimlik istenilmesi üzerine, sanığın nüfus cüzdanının üzerinde olmadığını beyan edip, kendisini kardeşi ... olarak tanıtmaktan ibaret ve sübutu kabul edilen eylemin, Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre aynı Yasanın 20. maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının eylemin gerçekleştiği 17.12.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nun 322 ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy