MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, katılandan 5.500 TL alacaklı olduğunu, bu 5.500 TL lik borcun bir kısmını elden bir kısmını banka aracılığıyla katılana verdiğini, suça konu senedi alacağına karşılık katılandan aldığını savunması ve banka dekontlarını sunması, katılanın ise sanıktan çeşitli aralıklarla borç aldığını, ancak borçlarının toplamının 5.500 TL değil 2.250 TL olduğunu beyan etmesi ve sanığın savunmasını kısmen doğrulaması karşısında; katılan ile sanık arasındaki alacak-borç durumu araştırılarak, alacak miktarının belirlenmesini müteakip sonucuna göre sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesi kapsamında "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde değerlendirilip tartışılmaması yasaya aykırı,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy