MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçu hakkında mahkumiyet Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu hakkında beraat
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan, 7201 sayılı Tebligat Yasasının 11.maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması gerektiği cihetle de, sanığa yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanığın sorgusu sırasında hazır bulunup birlikte savunma yapan avukata yoklukta verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin belgeye rastlanılmadığından eski hale getirme talebi ile 24.02.2014 havale tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluş ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgierinin kullanılması suretiyle iftira suçundan verilen karara yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Olay tarihinde başka bir suç nedeniyle hakkında yakalama kararı olan sanığın yakalanmamak için yapılan kontrolde görevlilere sahte nüfus cüzdanı ibraz edip, bu kimlik ile düzenlenen tutanak ile ifade tutanağını imzalamak suretiyle yalan beyanda bulunup sahte belge düzenlenmesine neden olduğu cihetle; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde hataya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
ÖK.
Full & Egal Universal Law Academy