MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
1- Müşteki vekilinin 18.06.2004 havale tarihli şikayet dilekçesinde, sanığın, aldığı iplik malzemeleri karşılığında suça konu çekleri verdiğini, vadesi gelen çeklerin bankaya ibraz edildiğinde karşılıklarının bulunmadığını beyan etmesi, dosya kapsamından suça konu çeklerin aynı anda mı farklı zamanlarda mı verildiğinin tam olarak anlaşılamaması; suç tarihinin tespiti ve zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının denetlenmesi bakımından, müştekinin beyanı yeniden alınarak, suça konu çeklerin sanık tarafından kendisine tam olarak hangi tarihte, aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiğinin sorulması, varsa bu ticari ilişkiyi kanıtlayan belgelerin temini ile suç tarihinin belirlenmesinden sonra, çeklerin müştekiye farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesinin uygulanabileceği, aynı anda verdiğinin tespiti halinde ise sanığın atılı suçu bir eylemle birden fazla keşideci mağdura karşı işlediğinden eyleminin 5237 sayılı Yasanın 43/2. maddesi kapsamında zincirleme sahtecilik suçunu oluşturabileceği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre,
2- 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak sağlayacak şekilde somut karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 17.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy