MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile 31.01.2017 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 31/01/2017 tarih, 2015/6699 Esas, 2017/528 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanığın TCK'nın 204/1, 62/1, 53 maddeleriyle cezalandırılmasına dair hükmün açıklanması suretiyle kurulan Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarih 2013/189 Esas 2013/278 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında Gelendost Asliye Ceza Mahkemesince 10/12/2009 tarih 2009/87 Esas-2009/87 Karar sayıyla verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Yalvaç Sulh Ceza Mahkemesinin 16/07/2013 tarih 2013/114 Esas 2013/391 Karar sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 29/1, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca doğrudan 1500 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 31/01/2017
Full & Egal Universal Law Academy