MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine
Yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği suçundan düşürülmesine
Sanığa yüklenen suçlardan duruşmalara iştirak ederek katılma talebinde bulunan şikayetçi kurum vekilinin davaya katılması konusunda herhangi bir karar verilmediği belirlenmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince, hükmü temyiz yetkisi bulunan şikayetçi ... Başkanlığı'nın CMK'nun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak, davaya kabullerine karar verilerek yapılan incelemede,
I- Sanık hakkında “yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "vesikada sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesindeki cezasının üst sınırına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 2003 yılı Nisan ayından hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, hüküm tarihi itibariyle gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy