MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1. TCK'nun 204/1. maddesinde resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı halde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir, ikinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Birinci ve ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtilmek gerekir ki; sahteciliğin, belge üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi sahte olduğunu bilerek kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Kullanma mütemadi suç şeklinde de gerçekleşebilir. Sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması halinde, suç tarihinin belgenin son olarak kullanıldığı tarih olarak kabul edilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, somut olayda; sanığın katılanın kimlik bilgilerini ele geçirip 07.12.2004 tarihinde nüfus cüzdanı talep belgesiyle nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı alarak kullandığının iddia ve kabul edilmesi; katılanın 23.03.2015 tarhinde talimatla alınan beyanında, hakkında bu olay nedeniyle çok sayıda dava ve icra takibi bulunduğunu ileri sürmesi karşısında, suç tarihinin ve buna bağlı olarak yürürlükteki ceza yasası ile zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenebilmesi için, katılan hakkında açılmış bir dava ya da takip bulunup bulunmadığı araştırılarak, sahte nüfus cüzdanının bu davalara konu eylemlerde kullanılıp kullanılmadığı belirlendikten sonra, zamanaşımının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, eylemin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı da gözetilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Suça konu nüfus cüzdanı talep belgesinin dosya içerisinde delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy