...Müdürlüğünün 24.08.2015 gün ve 2015-E.17075/54977 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.09.2015 gün ve KYB 215/301962 sayılı ihbarnamesi ile;
Yetkisiz kimsenin belgede sahteciliği suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 356.maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair...Asliye Ceza Mahkemesinin 29/07/2010 tarihli ve 2009/1011 esas, 2010/317 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Yargılama konusu eylem nedeniyle gerçeğe aykırı düzenlenen ikametgâh ilmühaberini bilerek kullanmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda sanık ...’ın 825 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılması ve cezasının ertelenmesine dair...Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2008 tarihli ve 2008/68 esas,2008/210 sayılı kararının 24/07/2008 tarihinde kesinleşmiş olmasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan; “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, davanın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karar “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, CMK’nun 231. maddesinin 10 ve 11. fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Yasanın 223. maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz vaki olduğunda, merciince ne şekilde inceleme yapılacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.04.2009 gün ve 2009/64 Esas, 2009/83 karar sayılı içtihadında açıklanmıştır. Buna göre; İtiraz mercii, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının (suça ve sanığa ilişkin) olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık (denetim süresinin doğru belirlenip belirlenmediği, denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiş ise, belirlenen yükümlülüklerin yasada düzenlenen yükümlülüklere uygun olup olmadığı) bulunup bulunmadığı yönünden inceleme yapacaktır. İtiraz merciinin, suçun sübutu ve nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin hususlarda değerlendirme yapması olanaklı olmadığı gibi açıklanmayan mahkûmiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkları da denetlemesi mümkün değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 gün ve 2012/10-534, 2013/15 sayılı kararında ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz vaki olduğunda merciince, CMK'nun 231. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının yanı sıra suçun sübutuna ve vasıf değişikliğine ilişkin de inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Açıklanan kararlarda, itiraz merciince yapılacak şekli incelemenin kapsamı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununlu birlikte, esasa müessir incelemenin çerçevesinin belirlenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı CMK'nun 231/5 fıkrasında, sanığa “yüklenen suçtan” dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin öngörülmüş olması karşısında; merciin öncelikle, sanığa yüklenen eylemin kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığını incelemesi gerekmektedir. Kanunun lafzında "yüklenen suçtan" dolayı yapılan yargılamadan bahsedilmiş olması nedeniyle sanığa yüklenen eylemin kanunda suç olarak tanımlanması zorunludur. Bunun gibi, kanunda suç olarak tanımlanan eylemin cezası da, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları içerisinde kalmalıdır. Vasıflandırmada hata yapılmak suretiyle uygulanma imkanı bulunmayan suçlar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilmesi de merciin inceleme kapsamı içinde kabul edilmelidir. Esasen her iki inceleme bir yönünüyle esasa müessir olarak kabul edilebilirse de, kanunun lafzı karşısında bu incelemenin aynı zamanda, şekli bir inceleme olduğunu söylemek mümkündür. Aksinin kabulü, kanunda suç olarak tanımlanmayan, tanımlanıp da kapsam dışında kalan eylemler için, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve bunun da herhangi bir incelemeye tabi tutulmaması sonucunu doğuracaktır ki, bu kanun koyucunun öngördüğü bir sonuç değildir. Bunun dışında, merciin, suçun sübutu ya da ceza miktarı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları içerisinde kalan eylemin vasıflandırması ile ilgili bir değerlendirme yapması mümkün değildir. Zira, bu tür aykırılıklar hükmün açıklanması durumunda temyiz ya da kanun yararına bozma yasa yollarının konusunu oluşturacaktır.
Açıklanan nedenlerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması halinde, merciince itirazen incelenebilecek aykırılıkların kanun yararına bozma konusu yapılabileceği, itiraz incelemesine konu olamayacak hususların ise, ancak hükmün açıklanmasından sonra yasa yollarına konu edilebileceği kabul edilmelidir.
İncelenen dosya içeriğine göre;...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.04.2005 gün 2005/482 esas sayılı iddianamesiyle ;...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.04.2005 gün 2005/397 esas sayılı iddianamesiyle ... hakkında açılan kamu davalarının...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/379 esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği; 14.12.2005 tarihli celsede, ... hakkında açılan kamu davasının tefriki ile aynı makemenin 2005/3177 sayılı esasına kaydına karar verildiği halde, tefrik edilen dosya üzerinden bu sanık yerine ... hakkında yargılama yapılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu mahkumiyet kararının Dairemizin 03.11.2009 gün 2008/13584 esas, 2009/12566 sayılı ilamıyla bozulması üzerine ise, incelemeye konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği anlaşılmakla;...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.04.2005 gün 2005/397 esas sayılı iddianamesiyle ... hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığından, mükerrer davadan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla açılmamış bir davada verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/07/2010 tarihli ve 2009/1011 esas, 2010/317 sayılı kararının hukuki değerden yoksun bulunduğu cihetle, kanun yararına bozma istemine istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK.nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy