MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, çocuğun soybağını değiştirmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı ...'nin kendisinden önceki birlikteliğinden olan ...'ü 11 yaşında iken babasının cezaevinde olduğu sırada, kendi çocuklarıymış gibi beyana dayalı olarak 26.11.2008 tarihinde nüfus kütüğüne tescil ettirmekten ibaret eyleminin, tescil işlemi nüfus memuruna beyanla gerçekleştiğinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2015 gün ve 2015/412-286 esas-karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nun 231. maddesindeki soybağını değiştirmek suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2- Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 14.06.2016 tarih, 2015/ 7953 Esas, 2016/5485 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki iki sebepten muhalifim.
Sanığı TCK'nun 204/1, 62/1 ve 53. maddeleri ile aynı yasanın 231/1, 62/1 ve 53/1 ve devamı maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2014 tarih 2013/355 Esas, 2014/142 Karar sayılı kararı (Hükmün Açıklanması noktasında) usul ve yasaya aykırıdır.
Anılan sanık hakkında aynı mahkemece 09/10/2012 tarih 2012/91 Esas, 2012/809 Karar sayı ile verilen hükmün CMK'nun 231/6 ve devamı maddelerince açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında ....Sulh Ceza Mahkemesinin 30/09/2013 tarih 2013/444 Es, 2013/816 sayılı kararı ile eşine yönelik kasten yaralama sebebi eylemi ile TCK'nun 86/2, 3-a, 62/1, 52/2. maddeleriyle 3000 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiş buna rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararla ilgili olarak ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 14.06.2016
Full & Egal Universal Law Academy