MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.02.2010 gün ve 2010/11-34-35 sayılı tevdii kararında da vurgulandığı gibi yerel mahkemece direnme kararı verildiği belirtilmekle birlikte, ... İcra Müdürlüklerine ait belge örneklerinin dosyaya celbine karar verilmek suretiyle soruşturmanın genişletildiği, buna bağlı olarak gerekçenin değiştirildiği, bu nedenle direnme kararının eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Sanığın, aboneliği arsa sahibi ... adına kayıtlı olan ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatını üstlendiği şantiyede fiilen kendisinin kullandığı elektrik sayacının borcundan dolayı katılan kurum görevlilerince 08.03.2007 tarihinde mühürlenmesine rağmen 11.07.2009 tarihinde yapılan kontrolde mührü bozarak elektrik kullanmaya devam ettiğinin iddia olunması, sanığın, inşaatı mühürlemeden önce ... 'e teslim ettiğini ve bu kişi tarafından da kiraya verildiğini, hatta kiracıların kira ve elektrik borçlarını ödememeleri üzerine haklarında icra takibi yapıldığını savunması, dosyada mevcut tüketim ekstresine sayacın 12.09.2007 tarihinden itibaren birden fazla kez okunmuş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, öncelikle katılan kurumdan 08.03.2007 ve 11.07.2009 tarihleri arasında yapılan tüketime ilişkin elektrik faturalarının düzenlenip düzenlenmediği sorulup, ... ’in tanık sıfatıyla beyanı alınarak, daireleri tam olarak ne zaman teslim aldığının sorulması, buna ilişkin belgelerinin bulunması halinde delil olarak dosya içerisinde bulundurulması, dosya içerisinde sadece takip talebi suretleri bulunan Antalya İcra Müdürlükleri'ne ait dosyaların onaylı suretlerinin getirtilip incelenip, borçlu olarak gözüken kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek suça konu adreste kiracı olarak oturup oturmadıkları, daireleri hangi tarihlerde kiraladıkları, dairelerde şantiye elektriği kullanılıp kullanılmadığı hususlarının sorulmasından sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken ve mühür bozma suçunun oluşması için mühürleme tutanağının tebliğinin zorunlu olmadığı cihetle eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi;
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy