MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında, keşidecisi göründüğü suça konu çek'i kardeşi ... 'ye imzalatarak borcu karşılığında katılanlara vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suça konu çeki kardeşi ... 'nün borcu karşılığında teminat olarak imzasız ve boş vaziyette katılanlara verdiğini savunması, ... 'nün ise suça konu ... tarafından boş ve imzasız vaziyette katılana verilen çek'i ağabeyi ...'nün rızası ve muvafakatı ile imzaladığını,bu durumu katılan ...'ın da bildiğini, ... Şubesindeki ağabeyine ait çek hesabında ...'nün verdiği çek keşide etme yetkisini içerir talimat bulunduğunu savunması, ... hakkındaki aynı mahkemenin 03/06/2014 gün ve 2014/173 E. 2014/285 K. sayılı mahkumiyet hükmünün Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 2016/1269 esasında kayıtlı olup temyiz inceleme sırası beklediğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, ... 'nün sanık adına çek keşide etmeye yetkili olup olmadığı hususu araştırılıp adı geçen hakkındaki davanın akıbeti saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği ve temel cezanın alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK ile yapılacak uygulamanın aleyhe olduğu gözetilmeden ve bu konuda uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararıyla birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy