MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve gerçek kimlik bilgilerini içerir tümden sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanını kullanmaktan ibaret eyleminde; sahte düzenlenen nüfus cüzdanı üzerindeki bilgilerin resmi makamlarca verilmiş nüfus cüzdanındaki bilgileri aynen taşıyıp taşımadığı hususları araştırılarak, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle, eylemin 5237 sayılı Yasanın 211. maddesindeki “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.