MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat
Sanık ... hakkında mahkumiyet
I) Sanık ... hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık” suçlarından kurulan hükme yönelik şikayetçi kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ayrıntıları Dairemizin 25.06.2012 gün ve 2011/6496-2012/12481 sayılı bozma ilamında açıklandığı üzere, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/189-192 E.K. sayılı birleşen dosyası açısından, davadan ve duruşma gününden usulüne uygun biçimde 18.09.2012 tarihinde yapılan tebliğ işlemi ile haberdar edilmesine rağmen, duruşmaya katılmayan ve CMK'nun 237. maddesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almayan şikayetçi kurum adına vekilinin vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında verilen karara karşı sanığın temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1) Gerçekte mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olup mera vasfında bulunan 68,100 m² yüzölçümlü ... Köyünde kain 418 nolu parselin mülkiyetinin sanığa ait, vasfının tarla, alanının ise 168,100 m² olarak gösterir şekilde tanzim edilen sahte tapu kaydını doğrudan gelir desteğinden yararlanmak için kullandığının iddia olunması, kamu görevlisi tapu sicil müdür vekilinin sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi, atılı eylemleri işlemiş olabileceği değerlendirilen ... yönünden suç duyurusunda bulunulması karşısında; suç duyurusunun akıbeti araştırılıp dava açılması halinde mevcut dava ile birleştirilmesi aksi halde evrakın özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin dosyaya intikal ettirilmesi ile 5237 sayılı TCK'nun 40/2. maddesinde özgü suçlarda özel faillik niteliği taşıyan kişilerin fail olabileceği, bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişilerin ise ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceğinin belirtilmesi de dikkate alınarak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Uygulamaya göre de;
a) 5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2008 tarihli iddianamesinde, sanık ...'in sahte tapu kaydı belgesini 2005 yılı doğrudan gelir desteğinden faydalanmak için kullandığının anlatılması karşısında, iddianameye konu edilmeyen 2006 yılı doğrudan gelir desteğinde kullanılan tapu kaydı belgesinden de ayrıca hüküm kurulması, yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy