Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.09.2015 gün ve 2015-18129/58348 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.09.2015 gün ve KYB. 2015/308939 sayılı ihbarnamesi ile;
Çocuğun nesebini yok etme veya değiştirme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 231/1, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2010 tarihli ve 2004/603 esas, 2010/267 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle anılan Mahkeme tarafından daha önce verilen hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 231/1, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Mahkemenin 30/10/2014 tarihli ve 2014/338 esas, 2014/425 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
13/11/2004 gün ve 25642 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran, öncelikle lehe Kanun'un tespit edilerek uygulama yapılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; mahkemece çocuğun soybağını değiştirme suçuna (eksik) teşebbüs suçu olarak sübutu kabul edilen eylemin, 765 sayılı TCK’nun 445. maddesinde öngörülen cezası, 1 seneden 5 seneye kadar hapis iken, suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 231/1. maddesindeki cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiştir. Mahkemenin kabul ve uygulaması da gözetilerek her iki yasa uyarınca temel cezanın 1 yıl olarak belirlenerek, eylemin (eksik) teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesine göre 3/4, 765 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinin son cümlesine göre ise 2/3 oranında indirim yapılması halinde, sonuç ceza itibariyle, 5237 sayılı TCK’nun açıkça lehe olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, CMK’nun 309. maddesi uyarınca yasa yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy