Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.09.2015 gün ve 2015-17909/57680 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.09.2015 gün ve 2015/307119 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2012/495 esas, 2014/564 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
1- Sanığın 19/10/2006 tarihinde müştekiye ait nüfus cüzdan fotokopisine resmini yapıştırarak onun adına internet aboneliği yapmak şeklindeki eyleminin 10/11/2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56/2 ve 63/10. maddelerinde düzenlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, mahkemelerce bu maddenin uygulanmasında yapılacak hataların sonuca etkili olmayacağı cihetle, ihbarnamedeki (2) numaralı düşünce yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına; ancak, ihbarnamedeki (1) numaralı istem yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.05.2014 tarih, 2012/495 esas, 2014/564 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy