MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Düşme
Dosya içeriğine göre ...... Araştırma Hastanesinde reçete tasdik memuru olarak görev yapan sanık ...'un sahte reçeteleri kurum mührü ile mühürleyip imzalayarak onaylamak suretiyle suça iştirak ettiğinin iddia edilmesi karşısında, sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nun 204/2, 765 sayılı Yasanın 342/2. maddesi gereğince "memurun resmi belgede sahteciliği" suçu kapsamında kaldığı ve hüküm tarihinde dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden, yargılamaya devamla eylemin "resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunana ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/3. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda ilk savunmasının alındığı, 05.05.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ..., ... ve ...'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri inclenmeyen hükmün 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının, gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3, 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy