MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle tekrar ele alınan dosyada, hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, verilen hapis cezasının ertelenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda suç tarihi itibariyle resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK'da bulunmadığı, bu hak yoksunluklarının kararda gösterilmese dahi infaz aşamasında dikkate alınacağı, erteleme konusunda ise 647 sayılı Yasanın 6 ile 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddeleri uyarınca deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde "cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması" nedeniyle uygulama koşulları ve sonuçları itibariyle 647 sayılı Yasanın da açıkça sanık lehine olduğu gözetilmeden ve lehe olduğundan bahisle sanığın 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "... 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 63, 51. maddeleri..." ibareleri çıkartılarak, yerlerine "...765 sayılı TCK.nun 342/1, 59, 40 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri ...." denilmek ve 5237 sayılı TCK.nun 53, 51/6, 51/7 maddesine ilişkin bölümün ise tamamen hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde :
5271 sayılı CMK'nun 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca suçun işlendiği 25.11.2004 tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 31.12.2008 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 10.09.2013 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle, 19.02.2014 günü hükmün açıklandığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.12.2008 gününden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun işlendiği 26.08.2010 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen suç vasfına göre "nitelikli dolandırıcılık" suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 25.11.2004 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ile 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy