... Genel Müdürlüğünün 28.09.2015 gün ve 2015-19256/62002 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.10.2015 gün ve 2015/333435 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesi gereğince iki kez 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun'un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair.... Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2010 tarihli ve 2008/531 esas, 2010/219 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
1- Dosyanın diğer sanığı olan... hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16/04/2015 tarihli ve 2013/7219 esas, 2015/25502 sayılı ilamı ile “...22.10.2007 tarihli tutanakta belirtildiği şekli ile sanığın eşinin, sanığın kullandığını iddia ettiği farklı gerçek kişilere ait iki adet sahte nüfus cüzdanını kolluk güçlerine teslim etmesinden ibaret eyleminin, suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ile farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin bir delilde bulunmamasına göre, 5237 sayılı Yasanın 43/2. maddesi gereğince zincirleme olarak işlenmiş tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde iki kez “resmi belgede sahtecilik" suçundan mahkumiyet hükmü kurulması....” şeklindeki gerekçe ile bozulması karşısında, sanık ...'in sahte nüfus cüzdanlarını temin ettiği kişi olan sanık ...'ın eylemlerini farklı zamanlarda işlediğine dair bir delil bulunmaması sebebiyle, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre artırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu haklar kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; ihbarnamedeki kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.05.2010 gün ve 2008/531 esas, 2010/219 sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan; sanık ...'ın sübutu kabul edilen resmi evrakta sahtecilik suçundan, mahkemenin kabul ve uygulaması dikkate alınarak takdiren alt sınırdan olmak üzere, eylemine uyan TCK'nun 204/1. maddesine göre, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın iki farklı gerçek kişiye ait nüfus cüzdanlarını farklı zamanlarda düzenlediğine dair delil bulunmadığı cihetle TCK'nun 43/2. maddesi delaletiyle aynı yasanın 43/1. maddesi gereğince cezasının 1/4 oranında artılması suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezlandırılmasına; hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1. maddesinde yer alan haklardan, aynı maddenin 2. ve 3. fıkraları ile Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek, yasaklanmasına, hükmün bu şekilde infazına, diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.