Tebliğname No : KYB - 2015/320776
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.09.2015 gün ve 2015-18869/60430 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.10.2015 gün ve KYB 2015/320776 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler M.. D.., F.. A.., G.. A.. ve E.. A.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/05/2014 tarihli ve 2014/65951 soruşturma, 2014/43014 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 08/10/2014 tarihli ve 2014/2580 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, müşteki C. D.'ın, şüphelilerin sahte çek tanzim ederek kullandıkları ve çete kurmak suretiyle dolandırıcılık eylemini ika ettikleri şeklindeki iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu olayın şüpheli Mahmut ile bir süredir ticari ilişki içinde olduğu müştekiye ticari mal alımı karşılığında verdiği çeklerden bir kısmının karşılıksız çıkması şeklinde gerçekleştiğinden bahisle şüpheliler hakkında yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.’ şeklindeki düzenleme karşısında, şüpheli Mahmut'un Vakıfbank ........ Şubesine ait 26.000,00 Türk lirası bedelli çeki H. K.’tan alarak müştekiye verdiğini ikrar ettiği ve yine 27/05/2014 tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı ekspertiz raporuna göre çek üzerindeki “.... Gıda H.K.” içerikli kaşe üzerinde atılı bulunan ciranta imzası ile H. K. imzası arasında fark olduğu ve elinden çıkmadığının tespit olunduğu, bu hali ile şüphelilerin sahte çekleri kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda, müştekinin beyanları, kriminal rapora göre itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Şikâyet, soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın konusunun TCK'nun 158/1-f ve 204/1. maddelerindeki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 23. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 17.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy