MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan düşme
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat
I- Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...'e yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı suçun işlendiği 05.04.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin, yine sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükmü nedeniyle vekalet ücreti verilmesine yönelik sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıkların lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarı itibariyle tabi olduğu aynı Yasanın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının kesici en son işlem olan 24.05.2005 ilk sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı
Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.