MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1)Sanığın sahte olduğu iddia olunan suça konu 01.09.2004 düzenleme tarihli 900 TL bedelli bonoyu kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanığın savunmalarında .... Dershaneleri Ltd. Şirketinin kurucu ortağı ve aynı zamanda şirketi temsile yetkili kişi olduğunu, şirketin birçok il ve ilçede şubesinin bulunduğunu suça konu bononun ..... Şubesinde bizzat müşteki tarafından oradaki görevliler huzurunda imzalanarak alınmış olup o şubede kardeşinin görevli olduğunu, kendisinin bonoyu daha sonra gördüğünü savunmuş olması, tanıklar ..., ...... ve ......'un katılanın 2 hafta kursa devam ettikten sonra ayrılmak için müracaaat ettiğini, devam ettiği süre ve kendisine sağlanan notlar ve kitaplar için borçlu olduğu miktar karşılığı 900 TL'lik senet verdiğini beyan etmiş olmaları, katılanla beraber geldiği iddia olunan tanık ...’un dersaneye katılanla beraber kayıt yaptırdıklarını, kısa bir süre için gittiklerini ve sistemin kendilerine uygun olmadığı için sonradan ayrılmaya karar verdiklerini beyan etmiş olması ve 25.05.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da bonodaki borçlu imzalarının sanık eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespit yapılamadığının belirtilmiş olması karşısında; tüm dosya kapsamından sanığın yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair katılanın atfi cürüm kabilindeki beyanları dışındaki cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve somut delillerin bulunmadığı gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2)Kabule göre de;
a)Suça konu emanetin 2007/8889 sırasında kayıtlı bononun dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi gerekirken, belge asıllarının ait olduğu yerlere iadesine karar verilmiş olması,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.