MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun soybağını değiştirmek, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Çocuğun soybağını değiştirmek suçundan beraat, Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 31.01.2007 tarihi yerine hatalı olarak 31.07.2007 olarak yazılması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.09.2015 gün ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanıkların, nüfus müdürlüğüne müracaatla bir belgeye dayanmayacak şekilde, sadece beyanla nüfusa kaydettirmekten ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 231. maddesindeki soybağını değiştirme suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden ve eylem bölünmek suretiyle çocuğun soybağını değiştirmek suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan ise mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle çelişkili hüküm kurulması,
3- Sanık ...'ın sabıkasında bulunan,...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/127 Esas ve 2003/290 Karar sayılı ilamındaki suçu işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olması nedeniyle TCK'nun 58/5. maddesi gereği hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- İştirak halinde işlenmiş bir suç nedeniyle mahkum edilmiş olanların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle CMK'nun 326/2. maddesine aykırı davranılması yasaya aykırı,
5- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy