MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi evrakta sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulanabilmesi için; birden fazla suçun bulunması, bu suçlardan her birinin ayrı ayrı suçun bütün unsurları taşıması, bu suçların aynı suçu oluşturması, aynı kişiye karşı işlenmesi ve birden fazla suçun bir suç işleme kararına bağlanması, yani bu suçlar arasında subjektif bir bağ bulunması gerekmektedir. “Bir suç işleme kararı”ndan aynı suçun birçok kez işlenmesi hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyet anlaşılmalıdır, “bir suç işleme kararı” kasıtta birlik demek değildir. Zincirleme suçu oluşturan eylemlerin her biri ayrı bir kastın sonucudur. Bu nedenle faili icra hareketlerinden önceki subjektif durumunu kusurun bir türünü oluşturan kast kavramının dışında tutmak gerekir. Zincirleme suçun kabulü için “bir suç işleme kararı” ile değişik zamanlarda işlenen fiiller arasında uzunca sayılmayacak “makul bir zaman aralığı” bulunmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında sanıklar ... ve ... sanık ...'nin yabancı ülke vatandaşı olması ve resmi evliliklerinin uzun bir yasal prosedüre tabi olması nedeniyle, önceden anlaştıkları temyiz dışı sanık ...'ın özürlü kızı ...'a ait kimlik bilgileri kullanılarak, 11.01.2001 tarihinde eksik belge ile sanık ...'m iştirakiyle muhtar olan sanık ... tarafından sanıklar ... ve Suriye arasında huzurda evlilik akdi yapılmış gibi nüfus müdürlüğüne bildirildiği ve tescil edildiği, evlenme ve evliliğin nüfusa tescili eylemlerin bir bütün halinde tüm sanıklar açısından 765 sayılı TCK'nun 339/1,80. maddesi kapsamında zincirleme tek suç oluşturacağı, daha sonra sanıklardan Suriye ve ...'un yenilenen kast ile 12.01.2001 tarihinde Suriye adına ... kimlik bilgileri ile nüfus cüzdanı talep belgesi, nüfus cüzdanı ve pasaport çıkarma, bu pasaport ile 20.07.2001 ve 02.08.2001 tarihinde sınır kapılarından giriş çıkış yapmak suretiyle sanık ... tarafından kullanılması eylemlerinin ise 765 sayılı TCK'nun 350,80. maddesi kapsamında zincirleme şekilde nüfus cüzdanı ve pasaportta sahtecilik suçunu oluşturacağı, yine bu iki sanığın yenilenen kast ile Şeyhmus ve Suriye'nin ... 'ın kimliğini kullanmak suretiyle ... Kaymakamlığına müracaat ederek 03.07.2002 tarihinde yeşilkart düzenlettirdikleri bu yeşilkart ile 10.09.2004 ile 07.03.2005 tarihleri arasında sanık ...'nin birden fazla kez muayene olmak suretiyle bu kartı kullanması şeklinde gerçekleşen eylemin, 765 sayılı TCK’nun 356. maddesi kapsamında “şehadetnamede sahtecilik”, sanıklar ...ve Suriye'nin ortak çocukları ...'ın ...'den doğmuş gibi 21.11.2002 tarihinde nüfusa kaydettirme eyleminin de suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 445. maddesi kapsamındaki “soybağının değiştirilmesi” suçlarını oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde anılan tüm fiilleri 765 sayılı TCK'nun 339/1,80. maddesi kapsamında değerlendirilip ceza tayini yasaya aykırı ise de:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; tüm sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçu yönünden suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı Yasanın 339/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre tabi olduğu aynı kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 11.01.2001 suç tarihinden inceleme tarihine kadar, nüfus cüzdanı talep belgesi, nüfus cüzdanı ve pasaportta sahtecilik, şehadetnamede sahtecilik ve soybağının değiştirilmesi suçları yönünden ise; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı Yasanın 350, 356 ve 445. maddelerinde öngörülen cezaların miktarına göre tabi olduğu aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği 12.01.2001, 20.07.2001, 02.08.2001, 03.07.2002, 21.11.2002, 10.09.2004, 07.03.2005 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki memurun sahteciliği yönünden gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3,104/2. maddeleri, sahte pasaport, nüfus cüzdanı talep belgesi, nüfus cüzdanı, sahte yeşil kart ve soybağının değiştirilmesi suçları yönünden ise 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy