...Müdürlüğünün 12.05.2016 gün ve 1199-2016-KYB sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.05.2016 gün ve KYB. 2016/207612 sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 8 kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair .... Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2012 tarihli ve 2011/609 esas, 2012/766 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56/2. maddesinde yer alan, “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.” ve anılan Kanun’un 63/10. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler yirmi günden yüz güne kadar; üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanığın müştekiler adına rızaları dışında GSM hattı düzenlemek şeklindeki eyleminin bu Kanun hükümlerine göre cezalandırılması gerektiği, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümler, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine ya da resen uyarlama yargılamasının konusu olabilir. Yine ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılaması, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre yapılmalıdır.
İncelenen dosya içeriğine göre; Sekiz ayrı kişi adına sahte ... abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia ve kabul olan Sandal İletişim isimli işyerinin sahibi olan sanık hakkında, 02.11.2012 tarihli mahkumiyet hükmünden sonra, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekmekte ise de; bu değerlendirmenin yukarıda da açıklandığı üzere, anılan değişikliğin hükümden sonra gerçekleşmesi nedeniyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre yapılması gerektiği, hükmün verildiği tarih itibariyle kanuna aykırı bir yön bulunmadığı cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nın 309 maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy