MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık ... hakkında “defter ve belgeleri ibraz etmeme“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.10.2013 tarihli 2013/139314 Soruşturma ve 2013/44699 Esas sayılı iddianamesi ile “defter ve belge ibraz etmeme” suçundan kamu davası açılmış ise de, atılı suça ilişkin verilmiş bir mütalaa bulunmadığı görülmekle; öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
II- Sanık ... hakkında “defter ve belgeleri ibraz etmeme“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Uygulama maddesi olarak somut olayla ilgisi olmayan “TCK‘nin 64. maddesi delaletiyle“ denilmek suretiyle hüküm kurulması,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarihli ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nin 231/6-c madde ve bendinde işaret
olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; engel adli sicil kaydı bulunmayan ve hükmolunan cezası ertelenen sanık hakkında, zarar giderilmediğinden bahisle yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesi gereğince cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin belirlenmemesi,
4- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında, defter ve belgelerin ibrazı için tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük sürenin sonu olan “28.12.2012” yerine, “08.10.2013” olarak yanlış yazılması,
5- Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy