MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda“ zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, dosya kapsamında 10.10.2009 düzenleme tarihli yasal unsurları tam olmayan iki adet bononun değişik tarihlerde düzenlendiğine veya kullanıldığına dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında tek bir özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Ceza tayininde 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca ½ oranında artırım yapılırken, hapis cezasının “1 yıl 6 ay“ yerine, “1 yıl 3 ay“ şeklinde yanlış hesaplanması,
b)“10.10.2009“ olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “22.12.2009“şeklinde yanlış yazılması,
c)Adli Emanetin 2009/6165 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
d)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.