MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra, 07.08.2014 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Gönen PTT Müdürlüğü’nde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanık hakkında, 7 adet değişik mahkemelere ait bulunan tebligat parçalarını yırtarak geri dönüşüm kutusuna attığı, bu tebligatları muhataplarına tebliğ edilmiş gibi gösterdiği ve teslim belgelerine de ‘7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildi’ şeklinde meşruhat verdiği iddiası ile resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan açılan kamu davasında, sanık hakkında kamu görevlisinin sahteciliği suçundan suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, öncelikle suç duyurusunun akıbeti araştırılıp dava açıldığının anlaşılması halinde mümkünse birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde dava dosyasının getirtilip incelenmesi ile bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, yırtılan 7 adet tebligatın hangi mahkemelere ait olduğu ve bu tebligatların başkaca aslı veya örneklerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunduğunun anlaşılması halinde TCK'nin 205. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının oluşmayacağı ancak eylemin 5237 sayılı TCK'nin 257. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturacağının gözetilmesi, yırtıldığı iddia edilen 7 adet tebligat parçasının başkaca aslı ya da suretinin bulunmadığının tespiti halinde ise yırtılan parçalar bir araya getirildiğinde belgenin bu haliyle kullanılıp kullanılamayacağı belirlenerek sonucuna göre eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tartışılması, ayrıca ilgili tebligatların muhataplarının tanık olarak beyanlarına başvurulması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy