MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden temyiz isteminin beraat kararlarına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi ve ortakları olan sanıkların, işyerinde herhangi bir alışveriş yapılmadığı halde, 2009 ve 2010 takvim yıllarında komisyon karşılığında kredi kartları ile pos cihazından yapılan işlemleri asal duruma getirmek ve stok çıkışını dengelemek amacıyla düzenledikleri satış faturalarının tamamının sahte olduğu ve bu şekilde sahte fatura düzenledikleri iddiası ile açılan davada; sanığın ...‘in savunmasında, cezaevinden çıktığını, şirketi kendisi adına babasının kurduğunu, tüm işlerle babasının ilgilendiğini, 2010 yılı 1. ayında hakkında yakalama kararı çıkması üzerine babasının şirketten çıkardığını ve suçlamayı kabul etmediğini ifade etmesi, diğer sanıkların ise suçlamaları kabul etmeyerek benzer savunma yapmaları karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu olan 2009 ve 2010 takvim yılında düzenlenen faturaları kullanan mükellefler hakkında düzenlenmiş karşıt inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanıkları ve sanık ...‘in babası ...'ı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, mali müşavirler ... ve ...'un, görev yaptıkları süre içerisinde şirket işleri ile alakalı kiminle muhatap oldukları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları hususunda bilgi ve görgülerine başvurulması, sanık ... hakkında tefecilik suçundan açılan davanın akıbetinin araştırılarak dosyasının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, gerektiğinde kanaat oluşturacak sayıda fatura temin edilerek faturalar üzerinde yer alan yazı ve imzaların sanıklara aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra tüm sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenlemek eyleminin zincirleme suç oluşturduğu halde mahkumiyetine karar verilen sanık ... hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Mahkumiyetine karar verilen sanık ... yönünden, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin emyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza itibariyle sanık ...‘in kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy