Sahte kimlik fotokopisi ile araç kiralama sözleşmesi düzenlediğinden bahisle özel belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda; mahkumiyetine ilişkin ...20. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2012/933 Esas 2013/103 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/02/2016 gün ve 2014/15187 Esas 2016/1330 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.07.2016 günlü itiraz yazısı ile dosya dairemize gönderilmekle, 05.07.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 308. maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde olduğundan kabulü ile 19/02/2016 gün ve 2014/15187 Esas 2016/1330 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
I- Sahte kimlik fotokopisi ile araç kiralama sözleşmesi düzenlemeye ilişkin özel belgede sahtecilik suçunun suç tarihinin sözleşmenin düzenlendiği 18.03.2012 tarihi olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında sözleşmenin sona ereceği 27.03.2012 tarihi olarak yanlış gösterilmesi,
II- 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi hükmüne göre; tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni suçun işlenmesi gerektiği cihetle, sanığın mahkumiyet hükmünde tekerrüre esas alınan ...30. (...7.) Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/535 esas 2011/393 karar sayılı hükmün Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 24.09.2014 gün 2014/2796 esas 2014/26623 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği, suç tarihinin 18.03.2012 olması karşısında suç tarihinden sonra 24.09.2014 tarihinde kesinleşen bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan sair hükümlülüklerine ilişkin karar örnekleri kesinleşme ve infaz tarihleriyle birlikte celbedilerek sonucuna göre sanığın mükerrer olup olmadığının saptanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
III- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy