MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın mağdurla ortak olduğu ... Ltd. Şti.'deki hissesini 28.07.2005 tarihinde 21. noterden 39295 yevmiye numarasıyla ...'ye devrettiği halde suça konu çeki yetkisi olmadığı halde ... şirketi adına cirolayarak ...'a verdiği ve böylece üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın mağdurla ortak olduklarını, borçlarına karşılık söz konusu çeki ...'a verdiklerini, çeki verirken yanlarında mağdur ...'nın da olduğunu, bu çek olayından sonra hissesini devrettiğini savunması, tanık olarak beyanı alınan ...'ın arkadaşı ... aracılığı ile sanıkla tanıştığını, sanığa 10.000 TL borç para verdiğini, karşılığında söz konusu çekin ... yemek firmasının bürosunda mağdurun da bulunduğu ortamda kendisine verildiğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu ve sahte olduğu kabul edilen çek aslının dosya arasında ya da emanet kayıtlarında olduğuna ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmaması da dikkate alınarak çek aslının temini ile incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, belgenin yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp değerlendirilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması, çekte keşideci olarak görünen .... Ltd. Şti yetkilisinin tanık olarak dinlenmesi ile çekin ne zaman keşide edildiği ve böylece ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesi, çekin ileri tarihli düzenlenmediğinin anlaşılması halinde ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98, 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği cihetle; tanık ve sanığın ifadelerinden mağdurun çekin verildiği anda orada bulunduğunun belirtilmesi karşısında, olay anında orada olduğu iddia edilen ... isimli kişi ile sanığın hissesini devrettiği ... isimli kişilerin de tanık olarak beyanlarının alınması ve çekin verildiğinden diğer ortak ...'nın haberinin olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre ise;
a- Sanığın adli sicil kaydındaki, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/439 E. 2013/62 karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 05.04.2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy