MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın,... kimlik bilgilerini içeren kopya suretiyle oluşturulan sahte sürücü belgesini kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle kullanarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; dosya içinde aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan gözlem neticesinde; belge üzerinde soğuk mühür izi bulunmadığı, belge kalitesi,baskı tekniği,desen görünüm açısından orjinal sürücü belgelerinden farklılık gösterdiği, 03.04.2012 tarihli ekspertiz raporunun içeriğinin de bu durumu doğruladığı anlaşılmakla, suça konu belgenin aldatıcı niteliği bulunmadığı ve hukuki sonuç doğurmayacağından yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
Kabule göre ise;
2- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.02.2010 gün 2009/6-230 esas ve 2010/32 sayılı kararında da açıklandığı üzere; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nun 51/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin hükmolunan hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi yasaya aykırı,
3- Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy