MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Evrakta sahtecilik, 6136 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM: Asıl karar: Mahkumiyet
Sanığın 09.05.2002 günü yokluğunda verilen ve bilinen adreslerine tebliğ edilememesi, açık adresinin de tespit edilememesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesine göre usulüne uygun olarak 23.11.2002 tarihli Resmi Gazete'de ilanen tebliğ edilen hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde öngörülen yasal süre geçtikten sonra 05.01.2009 ve 21.04.2016 tarihli dilekçeler ile temyiz ettiği gibi, UYAP sistemine göre sanığın bu suçtan dolayı 25/01/2008 tarihinde ceza infaz kurumuna girdiği, bu tarih itibari ile karardan haberdar olduğu,Tebligat Kanununun 32. maddesinde “tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır" hükmü uyarınca öğrenme üzerine de temyizinin yasal süreden sonra gerçekleştiği açıkça anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 315. maddesi yerine henüz yürürlükte bulunmayan 5271 sayılı CMK'nun 296. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; 03.05.2016 günlü ek kararın hüküm fıkrasından “CMK'nun 296/1. maddesi” ibaresi çıkarılıp yerine “5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 315. maddesi” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan ret kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.