MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Sanık ...(Kır) hakkında, 20.11.2006 tarihli iddianameye konu dava ile sanık ... hakkında 19.04.2007 tarihli iddianameye konu davaya ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu hususta mahkeme tarafından ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK’nın 342/2 (5237 sayılı TCK’nın 204/1-3) ve 765 sayılı TCK’nın 339/1 (5237 sayılı TCK'nın 204/2) maddelerinde düzenlenen "kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik" ve "memurun resmi belgede sahteciliği” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesindeki 10 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, süreyi kesen son işlem tarihi olan sanıkların sorgularının yapıldığı 27.02.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı
CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 12.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.