MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın kendisini mağdur ... kimlik bilgileriyle tanıttığı ve 16.06.2014 tarihli tutanağı ... adıyla imzaladığı, ancak yapılan sorgulamada ...’in ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edilmesi üzerine sanığın bu kez kendisini mağdur ... olarak tanıttığı ve ... hakkında yalan beyan suçundan soruşturma ve kovuşturma başlatılmasına neden olduğu, anlaşılmakla, sanığın eyleminin, TCK’nin 268/1 maddesi yollamasıyla 267/1 maddesinde düzenlenen suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmak suçuna uyduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK’nin 206/1. madde ve fıkrasında düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Tekerrüre esas kaydı olmasına ve TCK'nin 206/1. maddesindeki seçimlik cezadan hapis cezası tercih edildiği halde, TCK'nin 50/2. ve 58/3. maddelerine aykırı olarak seçilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 09.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy