MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan düşme
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık ... hakkında, dosyada aleyhe temyize gelinen sanık ... hakkında açıklanan suç vasfına ilişkin bozma sebebine binaen mahallinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın yokluğunda verilip 15.11.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 25.09.2014 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik katılan ... vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 13.12.2004 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin temyizine gelince;
Sanık ...'in diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'yi sahte işe giriş bildirgesi düzenleyerek işyerinde sigortalı olarak gösterdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, suça konu düzenlenen son işe giriş bildirgesinin kullanıldığı tarih 13.12.2004 olup, sanığa isnat edilen eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 345. maddesindeki ''özel belgede sahtecilik'' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek “resmi belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulmuş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 13.12.2004 olan suç tarihinden 24.09.2012 olan hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy