MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın alt bayiisi olan katılan ...'u bilgisi ve rızası dışında borçlu göstermek ve onun yerine imza atmak suretiyle suça konu on adet bonoyu sahte olarak düzenleyip Kösemen Plastiğe vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın savunmalarında borçlusu ... olan dört adet senet ile dava konusu ...'a ait senetleri aynı tarihte düzenleyip Kösemen Plastiğe verdiğini beyan ettiği, sanık hakkında ... adına dört adet senedi sahte olarak düzenlemek suretiyle Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.03.2010 tarih, 2010/930 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/97 Esas sayılı dava dosyasında yargılanan sanığın 15.07.2013 tarih, 2013/149 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın Dairemizin 07.06.2016 tarih, 2015/1289 Esas ve 2016/5272 Karar sayılı ilamı ile dosyanın temyiz incelememize konu dava dosyası ile birleştirilmesi gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosyanın Dairemizin bozma ilamı sonrasında Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/179 Esasına kaydedilen dava dosyası ile mümkünse birleştirilmesi, aksi halde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin dosya içerisine alınmasından sonra eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir suç olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy