MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Olay tarihinde ceza evi firarisi olan sanığın, içerisinde uyuşturucu madde bulunan araçla seyir halindeyken kolluk kuvvetleri tarafından durdurulduğu ve ... adına tamamen sahte olarak düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, gerekli işlemlerin yapılması için karakola götürüldükten sonra yapılan POLNET sorgusunda sanık tarafından ibraz edilen nüfus cüzdanında yazılı doğum tarihi ile sistemde görünen doğum tarihinin birbirini tutmaması üzerine polislerin nüfus cüzdanının sahteliğinden şüphelendikleri ve sanığın gerçek kimlik bilgilerini itiraf etmesi üzerine yakalama tutanağının gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiği olayda, 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, temel cezayı dört yıl olarak belirleyen mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/8-151 esas, 2013/304 karar ve 2012/13-144 esas, 2013/305 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere adli sicil kaydına göre tekerrüre esas birden fazla sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür uygulanmasında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağırının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy