MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Müştekinin hazırlık aşamasındaki 13.06.2013 tarihli ifadesinde, mülkiyeti kendisine ait olan taşınmazları, cafe bar olarak işletilmek üzere ... isimli kişiye kiraya verdiğini, sanığın da bu kira sözleşmesinin kefili olduğunu, ...'nın, iş yerinden ayrıldığını, iş yerini artık sanığın işlettiğini söylemesi üzerine sanıkla görüşüp, taşınmazları tahliye etmesini istediğini, sanık iş yerini boşaltmayınca belediyeyi arayarak, ruhsatsız olarak faaliyet gösteren iş yeri hakkında ihbarda bulunduğunu, belediye görevlilerinin, söz konusu yer için ruhsat başvuru talebinin olduğunu belirtmeleri üzerine suça konu sahte kira sözleşmesinden haberdar olduğunu beyan etmesi, 08.10.2013 tarihli ifadesinde, sanıkla anlaştıklarını ve iş yerini sanığa kiralayacağından şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, suç tarihi itibariyle sanık ile müşteki arasında kira ilişkisi bulunmadığı, şikayet tarihinden sonra tarafların aralarında anlaşarak kira sözleşmesi imzaladıkları anlaşıldığından, tebliğnamedeki TCK'nin 211. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine dair bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy