MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 esas ve 2012/1804 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, "muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği gözetilerek, suça konu sürücü belgesi aslı üzerinde kurulumuzca yapılan gözlemde, belge üzerine yapıştırılan fotoğraf üzerinde bulunması gereken soğuk mühür izinin mevcut olmadığının anlaşılması karşısında; suça konu belgenin sahte olduğu ilk bakışta anlaşıldığından aldatma niteliğinin bulunmadığı ve resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Adli Emanetin 2013/743 sırasında kayıtlı suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemiş olması,
b) 18/01/2013 olması gereken suç tarihinin karar başlığında 18/01/2012 olarak yanlış yazılması,
c) Sanıktan şikayetçi olmayan mağdurun karar başlığında şikayetçi olarak yazılması,
d) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.