MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Özel belgede sahtecilik suçu için mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu cihetle; suça konu belgelerin duruşmaya getirtilip incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın, katılan ...’nün kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle 01.05.2012 ve 08.05.2012 tarihlerinde düzenlenen sahte kira sözleşmeleri ile, mağdur ...’ya ait iş yerinden... ve ...plaka sayılı araçları kiralamak şeklinde ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleşen fiillerinin, zincirleme biçimde işlenmiş özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın özel belgede sahtecilik suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 E.-K. sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.