MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan duruşma sonucunda, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken gösterilen gerekçelerde çelişkiye, zafiyete düşülmemesi gerekir. Bozmaya konu olan 12.03.2013 tarihli hükümde sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelemesine ilişkin TCK.nun 51. maddesinin uygulama gerekçesinde, “sanığın incelenen adli sicil kaydına göre, çek suçlarından sabıkalarının tekerrüre esas olmadığı ve diğer sabıkalarının ise silinme koşullarının, tekerrür süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından ileride bir daha suç işlemekten çekineceğine dair ... olumlu kanaat geldiğinden” bahisle hapis cezasının ertelendiği belirtilmesine rağmen, incelemeye konu hükümde CMK.nun 231. maddesi ile ilgili değerlendirme yapılırken, sanığın adli sicil kaydı nazara alınarak ilerde suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle, her iki hükmün gerekçesinde çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy