MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İşlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hakkında tutanak düzenlenen sanığın başkasının kimlik bilgileri ile tutanak düzenlenmesinden sonra kollukta gerçek kimlik bilgilerini beyan etmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nun 269/2 maddesinin uygulanma şartlarının olup olmadığının karar yerinde tartışılmaması,
2-Bozmadan önce verilen 23.03.2010 günlü kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği, bu kararda sanık hakkında tekerrür uygulaması yapılmadığı, aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması,
3-Gerekçeli karar başlığında suç adının yanlış yazılması,
4-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy