MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Katılan ...'ın, suça konu çeklerden 2620083 seri numaralı olan çekin daha sonra kargo yoluyla sanık tarafından kendisine gönderildiğine ilişkin beyanına itibar edilerek çeklerin farklı tarihlerde düzenlendiğinden bahisle TCK' nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç nedeniyle ceza miktarında artırım yapılmış ise de; katılanın soyut beyanı dışında çeklerin farklı tarihlerde düzenlendiğine veya katılana verildiğine ilişkin delil bulunmadığı anlaşıldığından çeklerin aynı zamanda düzenlenip katılana verildiğinin, bu durumda zincirleme suç koşullarının bulunmadığının kabulü gerektiği, çek sayısı ve buna bağlı olarak sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak temel cezanın makul oranda alt sınırın üzerinde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 43. maddesinin uygulanması,
2) Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Lüleburgaz 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.11.2007 tarihli 2007/292 Esas - 2007/286 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün kesin nitelikte olup olmadığının belirlenmesi için onaylı bir örneğinin getirtilerek incelenmesi ve tekerrüre esas olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/09/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.