MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1)5237 sayılı Türk Ceza Kanununda resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı halde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Birinci ve ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtilmek gerekir ki; sahteciliğin, belge üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi bilerek kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Kullanma mütemadi suç şeklinde de gerçekleşebilir.
Bu açıklamalara göre somut olayda ; sanığın suça konu nüfus cüzdanı üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını bulduğu şekliyle üzerinde taşıdığı sırada kolluğa ibraz ettiğini savunması; kriminal rapora görede cüzdan üzerinde fotoğraf değişikliği yapıldığının belirtilmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından tanzim edildiği nüfus müdürlüğünden araştırılarak nüfus cüzdanının kendileri tarafından verilip verilmediği, verildikten sonra fotoğrafın değiştirilip değiştirilmediğinin açıklığa kavuşturulması, fotoğraf değişikliğinin yapılmadığının anlaşılması halinde atılı suçun oluşmayacağı, fotoğraf değişikliğinin yapıldığının belirlenmesi halinde ise, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 217/1. maddesi de dikkate alınıp, suça konu nüfus cüzdanı aslının duruşmaya getirtilerek denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma niteliği bulunup bulunmadığının belirlenip tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 Tarih 2014/140 Esas ve Karar 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy