MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belge gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında, ortak ve yetkilisi olduğu ... Özel Güvenlik... Ltd. Şirketinin 2008 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini 23.05.2013 tarihli tebliğe rağmen ibraz etmediği iddiası ile açılan davada; Ticaret Sicili Gazetesinin 19.08.2010 tarihli ilanına göre sanığın Ankara .... Noterliğinin 15.06.2010 tarihinde tasdik ettiği hisse devir sözleşmesi ve kararına göre sanığın şirkete ortak olup, beş yıl süre ile yetkilendirildiğinin ve sanığın iş vaadi ile notere gidip vekaletname verdiğini kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; 213 sayılı VUK'nin 253 ve 254. maddeleri uyarınca defter ve belgeleri ait olduğu yılı takip eden 5 yıl boyunca muhafaza ve istenildiğinde ibraz etme sorumluluğunun, mükellefe ve/veya vergi sorumlusuna ait olduğu, sanığın defter ve belgeleri saklama, istenildiğinde ibraz etme yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, atılı suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal hükmü ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 18.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy