MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet
29.07.2008 tarihinde İskenderun adliyesi santralini ismini vermeyen bir şahsın telefon ile arayarak cezaevinde ... ismi ile tutuklu bulunan kişinin gerçek adının ... olduğunu bildirmesi üzerine Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ifadesinde gerçek kimliğini söylediği; TCK 269. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, sanığın bizzat pişmanlık göstererek iftirasından dönmesi halinde uygulanabileceği, somut olayda sanığın bizzat pişmalık gösterip iftirasından dönmediği cihetle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 02.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.